Anadolu Ajansı (AA) tarafından yayınlanan ve Çin’in Xinjiang bölgesinde ‘Uygurların evlerine kapatıldığı’ iddia edilen yazı, gazetecilik etiğine uymadığı gibi politik olarak da yanlı bir tutumu gösteriyor.

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı’nda Çin’de yaşayan Uygurlarla ilgili bir haber daha yayınlandı.

‘Çin Uygur Türklerini koronavirüsle mücadele bahanesiyle evlerine kapattı’ iddiası’ başlığıyla yayınlanan Sümeyye Dilara Çelik imzalı haberde, Çin yönetiminin ‘koronavirüs bahanesiyle Uygurları evlerine kapattığı’ iddia ediliyor.

Haberi The Guardian’dan alan Anadolu Ajansı, Türkçe metni ‘iddia’ olarak verse de haber metni içerisindeki bazı gerçekleri gizlemeye devam ediyor.

The Guardian’a ait orijinal haberde, söz konusu iddialar ‘Bazı internet kullanıcılarının paylaşımlarına’ dayandırıyor. Ancak, Guardian, haberde bahsedilen videoyla ilgili ‘teyit edilemedi’ ifadesine yer verdiği halde Anadolu Ajansı çeviriden bu kısmı çıkararak videolar gerçekmiş imasında bulunuyor.

The Guardian’ın haberindeki ifadeler.

Öte yandan, bahsi geçen iddialara ilişkin herhangi bir video ya da görsel, ne The Guardian haberinde ne de Anadolu Ajansı’nın içeriğinde yer almıyor.

Söz konusu Çin ve Uygurlar olduğunda temel gazetecilik ilkelerini çiğneyerek hazırlanan haberler ne yazık ki başta Anadolu Ajansı olmak üzere Türkiye medyasında kendisine çok fazla yer buluyor. Ancak, mesele yalnızca gazetecilik ilkelerinden ibaret de değil. Anadolu Ajansı’nın haberindeki bu saptırma, basit bir çeviri hatasından ziyade, bazı politik tercihler gereği yapılmış gibi duruyor.

Bu politik tercihler ise, Çin’e veya Uygurlara değil, en çok Türkiye’ye zarar veriyor. Anadolu Ajansı’nın Çin konusundaki bu tavrı ise, Türkiye hükümetinin konuyla ilgili aldığı tavırla da büyük bir çelişki içerisinde.

Hayal Ünalp, Asia News TR