Anadolu Ajansı, bugünkü haberinde “Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde “eğitim merkezi” adı altında faaliyet gösteren kamplardaki Uygur Türklerini çalıştırmak için ülkenin çeşitli yerlerindeki fabrikalara göndermeye hazırlanıyor” ifadelerini kullandı, ancak haberde söz konusu iddiayla ilgili herhangi bir kanıt sunulduğu görülmedi.

Türkiye’de Uygurlarla ilgili tartışma uzun yıllardır devam ediyor. Ancak ne yazık ki bu tartışmalar olgular yerine milliyetçi ve şovenist motivasyonlarla şekilleniyor.

Hal böyle olunca, Türkiye’deki yaygın dinci/milliyetçi damarın Uygur kışkırtmalarıyla hükümetin kimi ‘zorunlulukları’ arasında bir açı oluşuyor. Ancak, devletin resmi ajanslarından Anadolu Ajansı’nın bu konudaki performansında şovenist duyguların ağır bastığı kesin.

Anadolu Ajansı, Ugurlarla ilgili daha önce çok sayıda servis ettiği haberlerin bir benzerini bugün de dolaşıma soktu.

Çin karşıtı ve daha da önemlisi ABD yanlısı tutumlarıyla bilinen ‘South China Morning Post’ Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) gibi kuruluşların kaynak gösterildiği haberde, “Çin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde “eğitim merkezi” adı altında faaliyet gösteren kamplardaki Uygur Türklerini çalıştırmak için ülkenin çeşitli yerlerindeki fabrikalara göndermeye hazırlanıyor” ifadeleri yer alıyor.

Ajans tarafından aktarılan haberde, ‘Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki tartışmalı kamplar’ ara başlığıyla yer alan bölümde ise “Çin’de son yıllardaki Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor” deniliyor.

Öncelikle, söz konusu eleştirilerin ABD’nin Çin’e yönelik emperyalist politikalarının bir sonucu olduğunun artık bir sır olmadığını açıklıkla belirtmek gerekiyor. Bölgeye ilişkin öne sürülen her iddianın kurgu olduğu, bu iddiaları servis eden odakların da CIA ve ABD Senatosu tarafından fonlandığı defalarca ortaya çıktı.

İkinci olarak ise, söz konusu iddialara ilişkin tek bir kanıt bulunmadığı halde iddiaların gerçekmiş gibi yansıtılması da hem gazetecilik etiği, hem de siyasi olarak sıkıntılı bir durumdur.

Ve daha da önemlisi, asıl sorun, hem Türkiye hükümeti, hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konuda Çin’den yana tavır aldıklarını açıkça belirtmelerine rağmen, ana akım medyada çalışan kimi odakların bu konuyu ısrarla kışkırtmalarıdır.

Türkiye’nin Çin’e yönelik diplomatik alanda yer yer görülen ‘İkili oynama’ tavrı ise ayrı bir olgu ve ayrı bir yazının konusudur.

Hayal Ünalp – Asia News TR