Eski İngiliz Hong Kong Valisi Chris Patten, Çin’in yeni bir Soğuk Savaş peşinde olduğunu iddia etti. Bu temelden yanlış iddia, Amerika’nın Çin’i itmek istediği senaryo doğrultusunda başlattığı “hibrit savaşı” görmezden geliyor. Patten, eski konumundan dolayı emperyalist karaktere sahip. Bu yüzden açıklamalarına şüpheyle yaklaşılmalı ve ifadelerinin başka ülkelerin çıkarlarını temsil ettiği anlaşılmalı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ama özellikle de Beş Göz adı verilen Anglosakson kökenli ülkelerin istihbarat paylaşım ağı son zamanlarda kaçınılmaz bir Soğuk Savaş’ın sorumlusunun Çin Halk Cumhuriyeti olduğu yönünde bilgi kirliliği yaratıyorlar. Çin’e dönük en popüler suçlamalar arasında başta Güney Çin Denizi olmak üzere “bölgesel saldırganlık”, Kuşak ve Yol İnisiyatifi ve borç tuzakları aracılığıyla “adil olmayan ticaret pratikleri” yer alıyor. Bu ülkeler aynı zamanda yeni tip koronavirüs salgınını sorumlusu olarak Çin’i işaret ediyorlar.

Nesnel gerçeklik, suçlamaları çürütüyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 24 Mayıs tarihinde düzenlendiği basın toplantısında Çin’e karşı ABD’nin suçlamalarını “siyasi virüs” olarak tanımlayarak, yeni bir Soğuk Savaş konusunda uyarılarda bulundu. Şimdi ise benzer bir hamleyi Patten’in açıklamalarında görmekteyiz.

Nesnel gerçeklik, Çin’in ABD’ye herhangi bir düşmanlık göstermediği ancak ulusal çıkarlarını gururla karşı tarafın saldırılarından koruduğunu gösteriyor. Eski İngiliz sömürge yetkilisi, Beijing’in Hong Kong Özel İdari Bölgesi için hazırladığı güvenlik mevzuatını mağdur ile suçlunun yerlerini değiştirerek gerçeklerden saptırıyor. Çin’e dönük suçlamalar Hong Kong’un yeni Soğuk Savaş’ta kıvılcımın çakıldığı yer olduğu izlenimini vermek için bilinçli bir şekilde hayata geçirilmekte.

Hong Kong’u kolay hedef sandılar

Hong Kong görece Çin anakarası ile daha yakın bir zamanda birleştiği için şehrin Taiwan adasından sonra ayrılıkçılığa daha eğilimli olduğunu düşünülüyor. Bu yanlış bir hesaplamaya dayanıyor çünkü Hong Kong halkı 150 yıl süren işgal rejimlerinin ardından tarihsel hedeflerine uygun olarak Çin anakarasının parçası olduğu için gurur duyuyorlar. Bununla birlikte şehirde emperyalist mirasın bir kısmı hala devam etmektedir. İşte bu nedenle “Bir Ülke, İki Sistem” politikası aracılığı ile Hong Kong’un Çin anakarasına kademeli olarak yaklaşması hedeflenmiştir. Hong Kong Özel İdari Bölgesi, Çin’in ayrılmaz bir parçası olmasına karşın özerk statüsünün gereği olarak kendine özgü kimi siyasal özellikleri korunmaktadır.

ABD ve Beş Göz isimli müttefikleri, Çin’in bir yılı aşan bozgunculuğun ardından Hong Kong Özel İdari Bölgesi için hazırladığı ulusal güvenlik mevzuatı konusunda korku yayabilirler ancak şehrin özerkliği konusunda herhangi bir güvenlik riski bulunmuyor.

Yeni bir düşman aranıyor

Hong Kong, 1997’de Çin ile yeniden birleşmeden önce Batı dünyasının bir parçası olduğu için, yabancı unsurlar Çin’i “saldırgan” olarak suçlamak için nispeten daha kolay şartlara sahipler.

ABD ve müttefikleri, giderek kötüleşen ekonomik sorunlar karşısında halklarının dikkatlerini dağıtmak ve Çin ile Soğuk Savaş üzerinden milyarlarca dolarlık askeri ve endüstriyel harcamalarını izah etmek için yeni bir düşmana ihtiyaç duyuyorlar.

China Daily’den aktaran: CRI Türkçe