ABD Başkanı Donald Trump Pazartesi günü yaptığı açıklamada, eyaletler kaosu çabucak yok edemezse düzeni sağlamak için orduyu konuşlandıracağını söyledi. Aynı günün erken saatlerinde Cumhuriyet Senatörü Tom Cotton, ABD’nin farklı birliklerden askerler gönderebileceklerini belirten bir tweet ile tehditte bulundu.

ABD’deki isyanlar sadece birinci haftasında. Barışçıl bir çözüme ulaşma çabaları neredeyse hiç yapılmadı, ancak Trump ve Cotton kartlarını protestoları bastırmak için asker göndererek bariz bir şekilde masaya koydu. Bunun, dünyadaki hükümetler arasında, düzensizliğe en aşırı tepki olduğu söylenebilir.

Peki neden Washington kibirli ve mantıksızca diğer ülkelerdeki isyanların bastırılmasına yüksek sesle tepkiler veriyor? Washington’daki politikacılar neden ABD’yi küstahça, demokrasi ve insan haklarının ışığı olarak tasvir ediyorlar? ABD’nin bir gün, bugün olduğu gibi bir durumla yüzleşebileceğini ve önceki büyük konuşmalarının yüzlerinde patlayacağını gerçekten düşünmediler mi?

İnsanlar ABD’nin utanç içinde olduğunu görüyor. Yeni koronavirüs dünyayı sararken, ABD teyit edilmiş vakalar ve ölümler açısından 1 numaraya yerleşti. Irkçılık karşıtı protestolar arttıkça, hükümet ve Kongre halkını rahatlatmak için hızlı bir adım atmalıydı, bunun yerine karşı karşıya gelişi daha da kötüleştirdi ve kaosun yayılmasına yol açtı. Daha sinir bozucu olan, ABD siyasi elitlerinin ikiyüzlülük ve barbarlık oynamasıdır. Washington’un kabadayı doğası durumu sıkıntılı bir hale getiriyor.

Ancak Washington’un bu taktik hamleleri şimdilik pek işe yaramıyor. Birinin çifte standartlar uygulaması için sert ve yumuşak bir güce ve ezici bir caydırıcılığa ihtiyacı var, ancak şu an ABD böyle bir güce sahip değil.

Aynı derecede önemlisi, ABD’nin çıkarları giderek uluslararası toplumdan ayrılıyor. Washington, bencilce kendi çıkarlarını öncelik veriyor ve “Önce Amerika” diyor. ABD’nin çekiciliği ve kendini savunma yeteneği daralıyor.

Dünyadaki birçok insan Hong Kong ve ABD’deki ayaklanmaların bir karşılaştırmasını yapıyor. ABD hâlâ agresif bir şekilde müttefiklerini geçen hafta Hong Kong olayları üzerinde Pekin’e baskı yapmaya çağırıyordu. Trump, Çin merkezi hükümetinin Hong Kong için bir ulusal güvenlik yasası çıkarma kararından sonra Hong Kong’a yaptırım uygulamak için alınacak bazı önlemleri açıkladı. Ancak Washington’un kararında çok fazla madde olmadığı ve ABD müttefiklerinin bu davada çok hevesli olmadığı dikkat çekiyor.

ABD dünyadaki en büyük gücü olmaya devam ediyor, ancak gücü küresel düzeni yeniden şekillendirme tutkusunu desteklemek için yeterli değil. Ülkenin çok acil iç sorunları var. ABD’nin COVID-19 salgınını kontrol altına alma başarısızlığı, ülkenin yönetiminde ciddi eksikliklere yol açmıştır. Devam eden huzursuzluk, köklü eşitsizlik sorununu ve adalet eksikliğini ortaya çıkarır, bu da altta yatan insanların öfkesini ve öfke dışa vurulduğunda yıkımı yansıtır.

Çin, Hong Kong ayaklanmalarına sabır gösterdi. Şehir için bir ulusal güvenlik yasasının çıkarılması, sorunu çözmek için temel önlemlerden biridir. Beyaz Saray orduyu konuşlandırmanın köklü sorunlarını çözebileceğine inanıyor mu? Bu yanlış. ABD yeni koronavirüsü bile kontrol altına alamazsa, insanların her yerde ırkçı ayrımcılığa ve sosyal adaletsizliğe karşı öfkesini nasıl hafifletebilir?

ABD siyasi seçkinleri gerçekçi olmalı ve dış çatışmaları keyfi bir şekilde tırmandırmayı ve parti politikalarını uygulamayı bırakmalıdır. Amerikan halkının gerçekte neye ihtiyacı olduğunu bulmalı ve isteklerini yerine getirmelerine yardımcı olmalılar.

Global Times

Çeviri: Çağlar İnan