Çin-Hindistan gerginliğinde “Moskova’nın Yeni Delhi’yi desteklediği” suçlamaları son zamanlarda Çin’de sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Bunun nedeni Rusya’nın 2 Temmuz’da Hindistan’a 33 yeni savaş uçağı satmak için imzaladığı anlaşma. Ve Rusya, Çin ile Hindistan askerlerinin Galwan Vadisi’ndeki çatışmalarının ardından Hindistan’ın istediği S-400 hava savunma sistemlerini erken teslim etmeyi de kabul etti. Online yayınlanan bazı makaleler Rusya’nın Çin’in sırtından bıçakladığını iddia etti.

Rusya’nı Yeni Delhi’ye silah sattığı doğru. Bazı Çinlilerin bu tür haberlerden rahatsızlık duyması anlaşılabilir bir şey. Eğer Rusya Çinlilerin yanlış anlamalarını engellemek için bu tür satışları daha iyi bir zamanlama ile yapması cesaret verici olabilirdi. Bu arada, konuyu Rusya’nın Çin’e karşı Hindistan’ı desteklediği ya da Hindistan’ın tarafını tuttuğu noktasına kadar abartmak, bir abartı ve tamamen saçmalık.

Birçok online yorumun gördüklerinden kolayca etkilenmesi anlaşılabilir çünkü bunlar Rusya-Hindistan ilişkilerinin bağlamını anlamıyorlar. Fakat uluslararası ilişkiler hakkında bir şeyler biliyormuş gibi davranan bu makalelerin yazarları bilerek Çin ile Rusya arasında bir düşmanlık kışkırtmaya çalışıyor.

‘Çin ve Rusya’ iki ülke

Çin ve Rusya ikisi de büyük ülkeler. İki ülke, yeni bir dönem için kapsamlı bir stratejik koordinasyon iş birliği sürdürürken, aynı zamanda kendi başlarına kapsamlı ve çeşitli diplomatik çıkarlara sahip.

Rusya ile Hindistan geleneksel olarak dostça ilişkiler içinde. Hindistan uzun süredir Rus silahlarının alıcılarından biri. Hindistan’a silah satmak Rusya’nın askeri sanayinin gelişmesi için büyük öneme sahip. Hindistan son yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) silah alımını artırsa da Hindistan’ın silah stokunun en büyük parçasını Rus yapımı silahlar oluşturuyor. Hindistan ile Rusya arasında silah ticareti Çin-Hindistan sınır anlaşmazlığını hedef almıyor. Her uluslararası ilişkiler akademisyeni bu gerçeğin farkında.

Rusya Çin-Hindistan anlaşmazlığında halen arabulucu olarak hareket ediyor. İki ülke dışişleri ve savunma bakanları arasındaki geçen hafta Moskova’da görüşmeler yapıldı. Çin dışında, Moskova’nın kısmen Beijing’i ya da Yeni Delhi’yi tercih ettiğine dair bir tartışma görmedim. Bunun yanı sıra, Rusya’nın Çin’e karşı Hindistan’ı desteklediğini ileri süren bir İngilizce haber de görmedim. Sadece Rusya’nın bir denge kurmaya ve her iki taraf üzerine de oynamaya çalıştığını ile süren belirsiz yorumlar var. Rusya’nın Çin’i sırtından bıçakladığı ile ilgili bütün makaleler Çince yazılmış. Bu makaleler ya Çin ana karasındaki ve Taiwan Adası’ndaki sosyal ağlarda yayınlanmış ya da Falun Gong gibi tarikatlardan geliyor.

‘Çin-Hindistan sorunu’ Çin ile Hindistan arasında çözülmeli

Çin ve Rusya stratejik ortaklardır. Bu iki ülkenin de en büyük öncelik olarak sürdürdükleri bir şeydir. Ama biz ortağız, müttefik değil. Rusya’dan Çin-Hindistan sınır anlaşmazlığında Çin’den taraf olmasını istemek imkânsızdır ve adil olmaz. Çin-Hindistan sorununun Çin ve Hindistan arasında çözülmesi gerekir. Rusya uluslararası toplulukta hiçbir yanlış anlamaya ver vermeyerek, tarafsız kalmak ve arabulucu olarak davranmak için yeteri çabayı gösterdi.

Çarlık Rusya’sının Çin topraklarına saldırıp işgal etmesi ile ilgili hatıraların Çin halkını hâlâ rahatsız etmesi mantıklıdır. Ancak, bir avuç insan Rusya’ya karşı nefret körükleyecek ve Çin ile Rusya arasındaki stratejik ortaklığın bir hata olduğunu ileri sürecek kadar ileri gitti. Bunlar yanlış biçimde Çin’den çağlardır devam eden toprak iddiaları için Rusya’ya karşı durmasını istediler. Bu insanlara bu tür radikal görüşlerin hain nedenleri olduğunu söylemeden edemeyeceğim.

Samimi olarak konuşursak, bu kişiler Çin’in hayati uluslararası stratejik kaynaklarına zarar vermeye çalışıyorlar. Bunlar Çin’i gerçek bir izolasyon içine itmek ve ABD’nin Çin’i stratejik olarak kuşatma amacını gerçekleştirmesine yardımcı olmak istiyorlar. Bunların davranışı Çin ve Rusya’nın tarihi hakkında komplike bir anlayışa sahip insanlarınkinden yapı olarak tamamen farklı.

Çin-Rusya işbirliği barış için bir hediye

Hakikat şu ki, Çin ve Rusya, ikisi de ABD’nin baskısı altında, bu da Beijing ve Moskova’nın bir araya gelip yakın durmaları için önemli bir neden. Buna ek olarak, Rusya Çin’in işi komşuluğunun asıl alıcısı. Çin’in gelişmesi ile birlikte, Çin’le dostluk da Rusya için daha anlamlı hale geldi. ABD, Çin ve Rusya’nın bazı nedenlerle birbirlerine karşı çıkmalarını istiyor. Çin ve Rusya arasındaki ilişkilere zarar vermek, iki ülkenin de yapabileceği ve yapacağı en akılsız stratejik hata olurdu. Bunu Çinlilerin çoğunun sağduyu ile görebileceğine inanıyorum. Rusya karşıtı online belki küçük damlalar oluşturabilir ama asla büyük dalgalar oluşturamaz. Neden? Çünkü Çin’in sade stratejik sezgisi ziyadesiyle iş başında.

Bazı kişiler beni Rus sevici olarak adlandırdı. Ama benim umurumda değil. En çok umursadığım şey Çin’in ulusal çıkarları ve Çin halkının temel çıkarları. 1978’de Rusça öğrenmek için bir askeri akademiye kaydoldum. O zamanlar Çin-Rus ilişkileri gergindi. Öğrendiğim ilk üç Rusça cümleyi hatırlıyorum, biri “ellerini yukarı da, silahını aşağıda tut, o zaman sana zarar vermeyiz” cümlesiydi. Çin-Rusya ilişkileri eski zamanların enkazından çıkarak gelişti. Birbirimizi doğru onlamalıyız ve bu ilişkiyi bu karmaşık uluslararası ortamda devam ettirmeliyiz.

Bu arada, Çin-Rusya ilişkileri sadece Çin’in tek taraflı iradesi tarafından tercih edilmiyor. Rusya’da birçok görüş var. Ama Moskova Çin-Rusya ilişkilerini kendi temel çıkarları uğruna sıkı biçimde korumayı seçti. Çin-Rusya ilişkileri bu dönemin barış ve insanlığa bir hediyesidir.

Yazan: Hu Xijin

Çeviri: CRI Türkçe