Bu kış en önemli küresel sorun Kovid-19 salgınıyla mücadele etmek. ABD ve Avrupa’da yükselen vakalar, koronavirüsün yeni varyantlarının ortaya çıkması ve Çin’in pek çok yerinde ortaya çıkan sporadik vakaların yanı sıra aşı kullanımının hızlanması bize bu gerçeği hatırlatıyor.

Çin’in şu ana kadar pandemiye karşı en iyi mücadeleyi sürdürdüğüne şühpe yok. Çin’in ulusal önlem ve kontrol sistemi etkili oluğunu defalarca kanıtladı. Yurtdışından gelebilecek ve ülke içinde ortaya çıkabilecek vakaları önlemek için doğru önlemler alınırken, Çin halkı toplu aşılamadan önce korundu.

Aynı zamanda Çin, aşı araştırma ve geliştirme açısından önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. Birkaç Çin aşısı son aşama denemelerinde ve kullanıma başlanacak. Çin ekonomisi en düşük seviyesinden yükselmeye başladı ve istikrarlı bir büyüme toparlanmasına tanık oldu. Dünyanın dört bir yanındakiler hala büyük belirsizliklerle karşı karşıyayken, Çin hem salgın karşıtı hem de ekonomik cephede iyi performans gösterdi ve bu olumlu ivmesini sürdürecek.

‘Zorluk ne kadar büyükse biz de o kadar güçlü oluruz’

Çin sisteminin avantajları ile ülkenin ekonomik ve teknolojik gücü birlikte çalıştı ve bu yıl muazzam bir gücü açığa çıkardı. Zorluk ne kadar büyükse, biz de o kadar güçlü ve sakin oluruz.

Elbette, salgınla mücadele, bu savaşın son derece uzun süreli bir süreç olduğunu kanıtladı. Salgının ilk dalgasını başarıyla atlatan bazı ülkeler, yeniden ciddi bir krize girdi. Bu durum bize ders oldu. Sonbahar ve kıştan bu yana Çin’in dışında hızla büyüyen virüsün, Çin’in yerel salgın önleme çabalarına dolaylı olarak baskı yapabileceği görülüyor.

Bu nedenle Çin kesinlikle tetikte olmalı ve kendisini son ana kadar savunmalıdır. Virüsle mücadele, yorgunluk gibi sebeplerle gevşetilemez. Mevcut önleme ve kontrol önlemlerinin etkili bir şekilde uygulanması, düzensiz vakaların ortaya çıkmasını ortadan kaldıramasa da, büyük ölçekli salgınları pratik olarak önleyebilir. Çin’deki salgının ilk dalgasından sonra, yerel salgınların ölçeği giderek küçülüyor ve bunları durdurmak daha az zaman alıyor. Bu tarz bir eğilim sürdürülmeli.

Ekonomik durumun daha iyiye gitmesini sağlamak da aynı derecede önemli. Yeni bir vaka tespit edildiğinde, paniğe sebep olmadan hızlı bir şekilde ele alınmalı ve etkilenen yerellerde ekonomik ve sosyal yaşamın temel düzeni büyük ölçüde korunmalı. Bu, hem deneyimleri sürekli olarak tekrarlama yeteneği hem de sorumluluk üstlenme ruhu gerektirir.

‘Uygun bir denge bulunmalı ve sürdürülmeli’

Salgınla mücadele, sadece mevcut başarılı önlemlere bağlılıkla değil, aynı zamanda önleme ve kontrol verimliliğini artırma ve sürekli yenileme süreciyle de ilgili. Sonuç olarak bu, düzensiz vakaları sıkı kontrol altına almak, daha fazla yayılmalarını önlemek ve aynı zamanda sürecin ekonomik ve sosyal hayatı etkilemesine izin vermemek için verilen bir savaş. Uygun bir denge bulunmalı ve sürdürülmeli. Çin, salgınla mücadelesinde böyle bir mucize yaratmalı.

İnsanlar aşıları bir araç olarak görüyor. Aşının rolü, piyadelerle yapılan savaşlarda tank veya bir bombardıman uçağı gibidir. Aşıları kimin kontrol edeceği ve bu aşıların nasıl kullanılacağı, gelecekteki salgınla mücadele modelini büyük ölçüde etkileyecek ve bugün beklenemeyecek bazı sonuçlara neden olacaktır.

‘İdeal senaryo aşıların kamu malı haline gelmesidir’

İdeal senaryo, aşıların, kim geliştirirse geliştirsin, insanların koronavirüse karşı savaşmaları için kamu malı haline gelmesidir. Politik baskıdan ziyade yüzde 100 bilimsel temelli bir araç olarak kullanılacaklar.

Bu tüm Çin halkının arzusudur. Ancak böyle bir durumu teşvik etmek için Çinli şirketler tarafından geliştirilen aşıların etkili ve geniş çapta uygulanabilir olması gerekiyor. ABD’nin geçmişteki baskıcı doğası ışığında, insanların, salgınla mücadelenin bir sonraki aşamasında ABD tarafından geliştirilen aşılar hakimse, Washington’un aşı dağıtımını ve kullanımını siyasallaştırmasından endişe etmek için nedenleri var.

Görevdeki ABD yönetimi Amerikalılara ABD yapımı Kovid-19 aşıları için ‘ilk önceliği’ verdiğini kamuoyuna açıkladı. O halde gelişmekte olan ülkeler nereye konulacak? Yalnızca aşı rekabeti ABD’nin bencilliğine göre belirlenen kullanım düzeninden sıyrılabildiğinde, gelişmekte olan ülkelerin ulusal çıkarlarını ve güvenliğini korumak için bir kale haline gelebilir.

Çin’in aşıları pazara sunma hızını artırması gerekiyor. Batı kamuoyu Çin aşılarına karşı olumlu düşüncelere sahip değil. Batı kamuoyu, güvenlik, düşük fiyat ve geniş uygulanabilirlik açısından Çin aşılarının avantajlarının reklamına yardımcı olmayacak. Ancak herhangi bir problem yaşanırsa, bundan sorun çıkarmaya büyük ilgi duyacaklar. Bir yandan Çin aşılarının değerini tüm dünyaya duyurmalıyız, diğer yandan dünyanın, pandemi mücadelesinde eşitliği korumada Çin aşılarının önemini anlamasını ve ona değer vermesini sağlamalıyız.

Salgınla mücadele devam ediyor. İnsanlar krizi daha adil bir şekilde aşmalı ve birlikte daha iyi bir gelecek yaratmalı. Pandemi mücadelesinde atılan hiçbir adımda, farklı ülkelere farklı muamele edilerek durum daha da kötüleştirilmemelidir.

Global Times

Çeviri: Çağlar İnan