ABD Temsilciler Meclisi üyesi James McGovern ile Çin Kongre-İcra Komisyonu eş başkanı Marco Rubio tarafından ABD Başkanı Donald Trump’a gönderilen ‘Çin’deki basın özgürlüğü’ konulu mektubu yorumlayan Çinli gazeteci Li Qingqing, “ABD’li bazı politikacılar çenelerini kapatarak koronavirüse odaklanmalı. ABD, Çin’deki basın ve ifade özgürlüğünü sorgulayacak nitelikte değil” dedi.

Çin merkez medya organlarından Global Times çalışanı Li Qingqing, ABD Temsilciler Meclisi üyesi James McGovern ile Çin Kongre-İcra Komisyonu eş başkanı Marco Rubio tarafından Çin’in basın özgürlüğü konusunda hazırladığı mektubu yorumladı.

“Konu basın özgürlüğüne gelince, ABD’de gerçekten böyle bir şey var mı?” diyen Li, “ABD’de farklı medya kuruluşları farklı siyasi partiler veya farklı zenginler için konuşuyor ve sermaye medya alanında büyük bir rol oynuyor” fadelerini kullandı.

ABD’li senatörlerin, koronavirüs tehdidi ortaya çıktıktan sonra basına bilgi vermek yerine kendi hisselerini elden çıkardıklarını hatırlatan Li, basın özgürlüğü ve demokrasi konusunda sürekli böbürlenen ABD’nin ‘sözde özgürlüklerinin’ insanlara zarar vererek yanlış bilgilerin yayılmasına yol açtığını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın insan vücuduna dezenfektan enjekte edilmesi önerisini hatırlatan Li, “Çoğu Amerikalı bu aptalca ve absürd şeylere inandı. ‘Rastgele konuşma özgürlüğü’ ülke için gülünç sonuçlar doğurdu” ifadelerini kullandı.

“‘Bilim karşıtlığı’ ABD’nin ‘cehaleti her yere yayma özgürlüğü’ tarafından yükseltildi, sonunda ülkeyi mahvedebilir” diyen Li, ABD’nin ‘Çin’deki ifade özgürlüğünü sorgulayamayacağını’ belirterek şunları söyledi:

“Mektupta da yazdığı gibi, mevcut koşullar altında basın özgürlüğü ‘küresel salgınları önlemek için çok önemlidir’. Ancak yukarıda bahsedilen tüm gerçekler göz önüne alındığında, bazı ABD siyasetçilerin çenelerini kapalı tutmaları ve ülke içindeki Kovid-19 mücadelesine odaklanmaları gerekir. ABD, Çin’in basın veya ifade özgürlüğünü yargılayacak bir konumda ve nitelikte değil.”