Kuzey Kore için önde gelen seyahat acentelerinden biri -belki de öncü acente- olmak, bizim için basit bir tutkudan da öte: bu tam olarak bizim işimiz. Kuzey Kore turizm sektöründe yer aldığımızda, sektörün ne kadar yanlış anlaşıldığını da görebiliyoruz. İnsanların bana “Turistler Kuzey Kore’ye gidemez”, tur rehberleri aslında “hükümet çalışanları”, “tüm turlar birbiriyle aynı”, hatta “Pyongyang’dan ayrılamazsın” gibi kaç cümle kurdu, sayısını unuttum.

Bu sebeple Kuzey Kore’ye seyahatin aslında nasıl olduğu konusundaki yanlış bilgileri düzeltme ihtiyacı duyuyoruz.

Kuzey Kore’nin turizm tarihi

/var/folders/26/yg7df3gd2319lkynsvdxv5700000gn/T/com.microsoft.Word/WebArchiveCopyPasteTempFiles/5-Won-The-13th-World-Festival-of-Youth-and-Students-back.jpg?ssl=1

KDHC, Soğuk Savaş döneminde turizme başladığında Sovyetler Birliği’nin yörüngesindeydi. 1950 ile 1980’lerin sonlarına kadar Kuzey Kore’yi ziyaret eden turistlerin çoğu, Sosyalist Bloktaki diğer ülkelerden geliyordu. Bu bağlamda 1980’lerde Rusya’dan gelen bir turist, DMZ* aracılığıyla Güney Kore’ye iltica etti!

Buraya kadar söylediklerimiz, sadece Doğu Bloğundan insanların Kuzey Kore’yi ziyaret ettiği şeklinde anlaşılmamalı. 1950’lerde National Geographic, Kuzey Kore üzerine ünlü bir makale yayımladı ve Batılı sosyalistlerin ülkeyi ziyaret ettiği de bilinmekteydi. Büyük Britanya Komünist Partisi, ünlü “İlerici Turlar” seyahat acentesini işletiyordu; bu acentenin özelliği, yaptırıma uğrayan sosyalist ülkelere insan götürmesiydi.

Dünya çapında binlerce katılımcıyı (Belçika’yı bile) kucaklayan 1989 Dünya Gençlik ve Öğrenci Festivali’ni de unutmayalım.

Bu dönemde, Batı turizmi Kuzey Kore (ve diğer Doğu Bloğu ülkeleri) için çok da önemli değildi. Ama ilginç bir şekilde Kuzey Kore’de çok katmanlı bir para birimi sistemi bulunmaktaydı; insanlara farklı para birimi, KDHC’nin sizin ülkenizi ne kadar sevdiğine bağlı olarak veriliyordu. Bugünküne benzer bir şekilde, insanlar Pyongyang sokaklarında istedikleri gibi dolanma özgürlüğüne sahip değildi.

KDHC’de SSCB-sonrası turizm

A woman looks at a downed hammer and sickle in a post-USSR country.

1990’ların başına geldiğimizde SSCB’nin yıkılmasıyla oyun değişti. Soğuk Savaş sona erdi; duvarlar, hükümetler ve perdeler hep yıkıldı; Kuzey Kore’nin öncelikleri değişti.

Batılı turistlerin Kuzey Kore’yi gerçek anlamda ziyaret etmeleri, 1990’ların ortasında başladı. Ama asıl turist doları Batı’dan değil, komşu ve yakın müttefik Çin’den geliyordu.

Eski Sosyalist Bloğun geri kalanı, ayaklanmalarla ve sosyalizm sonrası rejim değişiklikleriyle cebelleşirken Çin, sessizce kendi sosyalist politikalarında reformlar yapıyordu. Ekonomik kapı açıktı ve insanlar zenginleşiyordu. Galler, İngilizler için neyse; Kuzey Kore de Çinliler için o olmuştu: erişilebilir bir yerde hızlı ve ucuz tatil yeri; Galler’e göre naçizane farklar, daha az yağmur alması ve daha az İngiliz fobisi barındırmasıydı.

Günümüzde Kuzey Kore turizmi

One of many north korean customs, mass dancing

Her yıl yaklaşık 125.000 Çinli turist, Kuzey Kore’yi ziyaret ediyor -diğer ülkelerin fersah fersah üzerinde bir sayı. Ama bunu bağlamıyla ele almamız gerekir; Çinliler, Batı’daki denklerinden çok daha farklı türde seyahatler yapıyor. Batılılar, KDHC’ye daha uzun ve kapsamlı turları tercih ederken Çinli turistler, KDHC’ye günübirlik veya bir gece kalmalı seyahatler yapıyor. Bu kısa seyahatler, Batılıların seyahatlerinden bariz bir şekilde çok daha ucuz.

Batılılardan laf açılmışken değinelim: yıllık tahminen 5000 civarı Batılı turist, KDHC’yi ziyaret ediyor (bunların yaklaşık beşte biri, Young Pioneer Tours ile geliyor). Batılılar kişi başı, hem turların masrafı hem de ülkede kalma süreleri bakımından Çinlilere kıyasla çok daha fazla para harcıyor.

YPT [Young Pioneer Tours –ç.n.], 11 yılı aşkın süredir Kuzey Kore turist sektörünün bir parçasıdır ve biz, bu süre zarfında KDHC’nin ülkenin turizmine yaklaşımında büyük değişiklikler gördük.

Zaman değişiyor (ve keyif alabileceğiniz diğer klişeler)

Hundreds of children doing the splits during the Mass Games in Pyongyang.

On yıl önce çoğu festival, yabancılara kapalıydı ve yeni binalar/merkezler açıldığında, bunlar genelde tur gruplarının erişimine kapalı olurdu. Turizm gerçekte Pyongyang, DMZ ve Kaesong ile sınırlıydı.

Bugünlerde ise yaklaşım çok daha yumuşamış durumda. Ülkenin çoğu turizme açık ve yeni restoranlar ile yeni görülecek yerler, genelde hemen ziyarete açılıyor. Bağımsız bir tur düzenlemek, çok şükür, bugün on yıl önce olduğundan çok daha kolay!

Ayrıca Pyongyang Maratonu ve Büyük Müsabakalar gibi muazzam etkinliklerimiz var ve bunların her biri, ülkeye on binlerceturist getiriyor.

Bir zamanlar, turistlerin varlıklarıyla bu etkinliklerden herhangi birini lekelemelerine müsaade etmek, hakaret olarak kabul edilirdi.

Her şey değişir, bu Kuzey Kore için de geçerli. Ekonomik öncelikler değişti; Kuzey Kore, uluslararası kamuoyunda hiç olmadığı kadar aktif ve turizm sayılarını artırıp turizm altyapısını iyileştirmek, geçmişte hiç olmadığı kadar önemli.

Kuzey Kore’de turizm sektörünün nereye gittiğini kimse tam olarak bilmiyor; ama en ön koltukların biletlerini elinde tutanlar olarak rehberiniz olarak bizi seçiniz…

*DMZ (Korean Demilitarized Zone): Kore Tarafsız Bölgesi, Kuzey Kore ile Güney Kore sınırında yer alan, askerden arındırılmış ve geçişlerin sıkı bir şekilde denetlendiği bir bölgedir.

Yazar: Gareth Johnson

Çeviri: Duygu Becerik