ABD lideri Trump, 18 Mayıs’ta sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Dünya Sağlı Örgütü (DSÖ) Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus’a gönderdiği mektubun içeriğini açıkladı. Mektupta, DSÖ’ye 30 gün içinde önemli reformlar yapmaması halinde ABD’nin örgüte sağladığı fonu kalıcı olarak donduracağı ve örgüt üyeliğini gözden geçireceği tehdidinde bulunuldu. Bu, Washington’un kendi sorumluluğunu başkalarına atmasında yeni bir örnek.

Amerikan siyasetçiler, COVID-19 salgınıyla mücadeledeki başarısızlıklarına ve bu konudaki ihmallerine bahane bulmak için, Çin’i salgınla ilgili bilgi paylaşımında şeffaf olmamakla suçlama girişiminden virüsü “Wuhan virüsü” ve “Çin virüsü” olarak adlandırmaya, virüsün Çin’deki bir laboratuvardan sızdırıldığı komplosunu üretmekten virüsün kaynağı konusunda Çin’in sorumluluğunun soruşturulmasını istemeye kadar, son dört aydır durmadan Çin’i karalamaya çalışıyor.

Ancak hukuki, ahlaki ve bilimsel kurallar baz alındığında ABD’nin söz konusu girişimleri uluslararası toplumdan destek bulmuyor.

ABD’nin salgın kontrolündeki başarısızlığının sorumluluğu başkalarına atılamaz. Aynı bazı Amerikan medya kuruluşlarında yapılan analizlerde ifade edildiği gibi, üst düzey Amerikan siyasetçiler kendi siyasi amaçları doğrultusunda hareket ederek, başta Çin olmak üzere çeşitli taraflardan gelen salgın uyarısını ihmal edip, salgınla mücadele için en değerli zamanı kaybetti ve 1 milyon 551’den fazla kişinin virüse yakalanmasına, 93 binden fazla can kaybına neden oldu.

Amerikan siyasetçiler sorumluluklarını direkt Çin’e atmayı zor bulduğundan dolayı hedeflerini DSÖ’ye çevirdi.

ABD bu girişimlerle meşgul olurken yeni sona eren Dünya Sağlık Asamblesi’nin 73. Zirvesi’nde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Alman ve Fransız liderler, DSÖ’ye tam destek verdiklerini yinelediler. Liderler, çok taraflı işbirliğine zarar vermek yerine dayanışmanın güçlendirilmesinin daha büyük önem taşıdığını vurguladılar. AB, DSÖ’ye sermaye yardımları arttıracağını da duyurdu.

Amerikan siyasetçilerin utanç verici bu sorumluluğunu başkalarına atma girişimleri, bir yandan kendi ahlak ve itimat eksikliklerini arttıracak, diğer yandan da ABD’nin uluslararası toplumla ilişkilerini bozacak ve küresel çaptaki liderlik gücünü sarsacak. Amerikan siyasetçiler böyle yaparak kendi mezarlarını kazıyor.

Ren Jie, CRI Haber Merkezi