Çin devrimi ile Kemalist devrim arasında çeşitli kıyaslamalar ülkemizde uzun süredir yapılıyor. Peki, Çin devrimi ile Kemalist devrim birbirine benzer devrimler miydi? Değillerse farkları neydi? Aynı karşılaştırmayı Josef Stalin, 13 Mayıs 1927 tarihinde Sun Yat-Sen Üniversitesi öğrencileriyle yaptığı bir konuşmada yapıyor.

Toplantıda, Çinli öğrencilerden birinin Stalin’e “Kemalist bir devrim Çin’de mümkün müdür?” sorusunu sorması üzerine, Stalin “Ben bunu Çin’de ihtimal dışı ve bu yüzden imkansız görüyorum” diyor ve şunları söylüyor:

“Kemalist devrim, hiç ya da neredeyse hiç sanayi proletaryası olmayan ve köylülerin güçlü bir tarım devriminin cereyan etmekte olmadığı, Türkiye, İran ve Afganistan gibi ülkelerde mümkündür. Kemalist Devrim, bir üst tabaka (en üst) devrimidir; milli ticaret burjuvazisinin devrimidir, yabancı emperyalistlere karşı mücadele süreci içinde ortaya çıkan bir devrimdir.

Ve daha sonraki gelişmesi içinde esasen köylülere ve işçilere karşı yönelen, bir tarım devrimi olasılığına karşı konumlanan bir devrimdir. Kemalist bir devrim Çin’de imkansızdır, çünkü Çin’de köylüler arasında muazzam bir otoriteye sahip olan, mücadeleci ve aktif ve militan belirli bir minimum sanayi proletaryası vardır. Çünkü Çin’de, büyüme yolu üzerindeki feodalizmin kalıntılarını silip süpüren, gelişkin bir tarım devrimi cereyan etmektedir.

Kemalistlerin partisi ve Vuhan’daki sol kanat Kuomintang’ın partisi aynı kefeye konamaz, tıpkı Türkiye ve Çin’in aynı kefeye konamayacağı gibi. Ankara Vuhan’ın çok gerisindedir, aynı şekilde Kemalistlerin partisi de sol Kuomintang’ın çok gerisindedir.

Türkiye ile ilgili olarak emperyalizm, Suriye, Filistin, Mezopotamya ve emperyalistler için önemli olan başka bölgeleri Türkiye’nin elinden alarak daha şimdiden tüm bir dizi temel talebini gerçekleştirmiş bulunmaktadır. Türkiye şimdi 10-12 milyon nüfuslu küçük bir devlet boyutuna indirgenmiştir. Emperyalizm için ne ciddi bir pazar ne de önemli bir yatırım alanıdır.

Bunun böyle olmasında, diğer şeylerin yanında, eski (Osmanlı) Türkiye’nin bir milliyetler konglomerası (yığışımı) olması, sınırlı bir Türk nüfusun sadece Anadolu’da bulunması etkili olmuştur. Emperyalizm, Osmanlı’nın doğusundaki bir dizi çok önemli bölgeyi Türkiye’den koparmakla yetindi, bunu yaparken eski Türkiye içinde Türklerle Araplar arasındaki ulusal çelişmeleri kullandı.

Emperyalizm Çin’de eski konumunu muhafaza etmek ya da bu pozisyonların en azından bir bölümünü elde tutmak için, bıçağı ulusal Çin’in kalbinin ta orta yerine saplamak, Çin’i parça parça etmek ve koskoca eyaletleri onun elinden almak zorundadır.

Bundan dolayı, orada, Türkiye’de emperyalizme karşı mücadele, Kemalistler bakımından kısa kesilen güdük bir anti-emperyalist devrimle son bulabildi. Çin milliyetçileri arasında Kemalist fikirlere taraftar olanların bulunduğunu biliyorum. Kemal rolüne talip az insan yok şimdi Çin’de. Bunların başında Çang Kay-şek geliyor. Bazı Japon gazetecilerin onu Çin’in Kemal’i olarak değerlendirmeye eğilimli olduklarını biliyorum.

Ama bütün bunlar düş ve ürkmüş olan burjuvaların hayallerinden başka bir şey değildir.”

Aktaran: Hayal Ünalp