Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, Çin-ABD’nin mevcut durumu üzerine Xinhua haber ajansına verdiği özel röportajda Çin-ABD ilişkilerinde net bir çerçeve ile çizilmesi gerektiğini belirtti.

Wang Yi’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“ABD’nin Çin ile politikasının başarısız olduğu iddiası, Soğuk Savaş zihniyetinin yeniden canlandırılmasıdır”

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Richard Nixon Başkanlık Kütüphanesi’nde yaptığı konuşmayla ilgili sorulan soruya Wang Yi “Çin-ABD ilişkilerinde elde edilen tüm başarılara kör bir bakış açısı getiriliyor ve tarihsel süreç göz ardı ediliyor. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ve uluslararası toplumdaki insanlar tarafından anlaşılır bir şekilde sorgulanan ve reddedilen politik bir virüstür” dedi.

Bakan Wang Yi, kırk yılı aşkın bir süre önce, Çin ve ABD liderleri büyük Pasifik Okyanusu’nda el sıkıştıklarını ve bunu mümkün kılan, her iki ülkenin de ideolojik farklılıkları bir kenara bırakırken karşılıklı saygı ve ortak zemin arama ilkesine bağlı kalmaları olduğunu belirtti:

“Cumhurbaşkanı Nixon, iki ülkenin büyük farklılıklar içerdiğini ve bizi bir araya getiren şeyin, bu farklılıkları aşan ortak çıkarlarımız olduğunu söyledi. İki ülke tarafından yayınlanan Şanghay Tebliği, farklılıkları bir kenara koyarken, birbirlerine saygı duyma ve ortak bir zemin arama konusundaki fikir birliğini kapsadı.”

“Kırk yıl sonra, Çin ve ABD sosyal sistemlerde ve diğer birçok açıdan oldukça farklıyken, bu farklılıklar iki ülke arasındaki barış içinde bir arada yaşamayı ve işbirliğini etkilemedi ve gelecekteki ikili ilişkilerini de etkilememelidir.”

Wang Yi, Çin’in son yıllardaki büyük başarılarının, Çin’in sosyalizm yolunun Çin’e uyduğunu ve Çin halkının geniş ve güçlü desteğini aldığını gösterdiğini belirtti ve bu süreci raydan çıkarmaya çalışan herkesin ancak başarısızlıkla karşılaşacağını söyledi:

“Çin’e özgü sosyalizm, halktan en geniş ölçüde destek görüyor, ayrıca ABD dahil bütün dünyaya yararlar getiriyor. Bu gidişatı engellemeye çalışan kimse kendi gücünü yanlış hesaplıyor ve başına dert alıyor.”

Bakan Wang Yi, ABD’nin son aylarda Çin-ABD arası kültürel alışverişi baltalamasını, ABD’deki Çinli öğrencilere karşı tacizleriyle akademik değişim programlarını engellemesini ise istedikleri şeyin, ABD’nin Çin ile ilişkilerini baltalamak, iki halk arasındaki düşmanlığı körüklemek ve iki ülke arasındaki güveni aşındırmak amacıyla McCarthyciliği canlandırmak olduğunu ve nihayetinde, Çin ve ABD’yi çatışmaya sürüklemek ve dünyayı yeniden kaosa ve bölünmeye sürüklemek olduğunu belirtti.

Wang Yi, “Sözde ‘Yeni Soğuk Savaş’ yaratma girişimini reddediyoruz. Dünyaya büyük ıstıraplar veren Soğuk Savaş’ın kendini tekrar etmesine izin verilmemelidir. Barış ve kalkınma bütün ülkelerin arzuladığı şeydir. Çin ideoloji ihraç etmez ve diğer ülkelerin içişlerine asla karışmaz. Dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi ve BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olarak Çin, barışçıl kalkınmaya ve karşılıklı fayda sağlayan bir açılım stratejisi izlemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

“Bugün uluslararası ilişkilerde diyalog, sorunları çözmenin ve güven inşa etmenin doğru yoludur”

Bakan Wang Yi, mevcut ABD yönetiminin Çin’le diyaloğu bıraktığını ve diyaloğun yararsız olduğu iddialarına devam etmesine ise “Çatışmadan ziyade diyaloğu tercih etmek sadece Çin’in konumu değil, aynı zamanda ülkelerin ezici çoğunluğunun da fikir birliğidir. Çin ve ABD, farklı sosyal sistemlere, tarihlere ve kültürlere sahip iki büyük ülkedir ve her birinin kendi çıkarları ve endişeleri vardır. Bu doğaldır. Ancak önemli olan, hiç kimsenin herhangi bir zamanda tek taraflı olarak diyalog için kapıyı kapatmamasıdır” dedi.

“Hong Kong, Çin topraklarının bir parçasıdır ve Hong Kong meselesi Çin’in iç işlerine karışmaktır”

Hong Kong gündemiyle ilgilide konuşan Bakan Wang Yİ “Diğer ülkelerin içişlerine karışmamak, uluslararası ilişkileri düzenleyen temel bir normdur ve hiçbir ülke, diğer ülkelerin egemenliğini veya toprak bütünlüğünü alenen sabote etmesine izin vermez. BM İnsan Hakları Konseyi’nin son oturumunda 70’den fazla ülke, Çin’in adil duruşuna destek verdi ve Hong Kong meselesini Çin’in içişlerine müdahale etmek için kullanma girişimlerini kınadı” açıklamasında bulundu.

“Hong Kong meselelerine, sözler veya eylemlerle yapılan kaba müdahale, yalnızca “Bir Ülke, İki Sistem” politikasının sağlam uygulanmasına zarar verebilir”

ABD’den gelen “Çin, Bir Ülke İki Sistem” politikasını bıraktı yorumları için ise “Çin, ‘Bir Ülke, İki Sistem’ politikasına kendini adamıştır. Anakaradan gelen güçlü destek, iyileştirilmiş bir yasal ortam ve Hong Kong’daki yurttaşlarımızın birleşik çabaları ile “Bir Ülke, İki Sistem” politikasını kesinlikle koruyabilir ve daha iyi uygulayabiliriz” ifadelerini kullandı.

“Herkes ABD’nin amacının bilim ve teknolojideki tekelini korumak ve diğer ülkelerin meşru kalkınma hakkını reddetmek olduğunu kolayca ve açıkça görebilir”

Bakan Wang Yi, ABD’nin Huawei ambargosuyla ilgili “Huawei ve diğer birçok Çinli şirketin masum olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Teknolojilerinin, ürünlerinin kullanımı güvenlidir ve hiçbir ülkeye hiçbir zaman zarar vermez. Tam tersine, PRISM ve ECHELON gibi skandalların arkasında ABD var. Tüm dünyada dinleme ve kitlesel gözetleme yapıyor ve bu haksız eylemler bir sır değil. ABD “temiz ülkelerden” oluşan bir koalisyon kurmaya yetkili değil çünkü kendisi her yerde kirli” dedi.

“ABD’nin amacı Güney Çin Denizi’ni istikrarsızlaştırmak ve bölge ülkelerini ABD iç politikalarına ve jeopolitik gündemine hizmet etmek için kendi güdümüne sokmaktır”

ABD’nin son zamanlarda Güney Çin Denizi’ne müdahalesini önemli ölçüde arttırması ve Pompeo’nun Çin’in buradaki egemenlik haklarını ve çıkarlarını reddetmesi ile ilgili olarak tüm bölge ülkelerinin uyanık olması ve bölgede zor kazanılmış olan barış ve kalkınmanın ABD tarafından sabote edilmesini önlemesi gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:

Wang Yi “Güney Çin Denizi, bölgedeki ülkelerin ortak evidir. Uluslararası siyaset için bir güreş sahası olmamalı. Yıllarca süren sıkı çalışma sayesinde, bölgedeki ülkeler farklılıklarını doğru bir şekilde ele almanın etkili yollarını buldular. Çin, Güney Çin Denizi’ni bir barış, dostluk ve işbirliği denizi yapmak için diğer kıyı ülkeleriyle denizde işbirliğini güçlendirmeye, karşılıklı güveni derinleştirmeye ve ortak kalkınmayı ilerletmeye hazır.”

“Çin asla ABD genel seçimlerine iç işlerine karışma niyetinde değildir”

ABD’de yaklaşan seçimlerle ilgili konuşan Wang Yi, Çin’in asla ABD içişlerine karışma niyetinde olmadığını belirtti.

1979’dan bu yana diplomatik ilişkilerde en karmaşık durumla karşı karşıya olduklarını söyleyen Wang Yi, ilişkilerin yeniden düzenlenmesi için net bir çerçeve oluşturmaları gerektiğini söyledi:

İlk olarak kırmızı çizgilerden uzak durulmalı ve karşı karşıya gelişlerden kaçınılmalı. İkincisi, samimi bir diyalog için kanallar açık tutulmalı. Diyalog, sorunları ele almak için ön şarttır. Üçüncüsü ayrıştırmayı reddetmek ve işbirliğini sürdürmek. Dördüncüsü sıfır toplamlı sonuç zihniyetini terk etmek”