1.Yalan: Xinjiang’daki mesleki eğitim ve öğretim merkezleri, bir milyondan fazla Uygur’u hapseden “toplama kamplarıdır.”

Gerçek: Mesleki eğitim ve öğretim merkezleri, Xinjiang kanunlarına uygun olarak kurulmuş, ABD’deki topluma kazandırma merkezlerinden, Birleşik Krallık’taki Ayrılma ve İlişik Kesme Programı’ndan (DDP) ve Fransa’daki radikalizmi önleme merkezlerinden bir farkı olmayan kurumlardır. Hepsi önleyici terörle mücadele ve ırkçılığın ortadan kaldırılması için yararlı önlemler ve olumlu buluşlardır ve BM Küresel Terörle Mücadele Stratejisi ve diğer terörle mücadele kararlarının ilkeleri ve ruhu ile uyumludur.Xinjiang’daki eğitim ve öğretim çalışmalarına, hukukun üstünlüğü ruhu ve terörle mücadele ve radikalizmi önleme konusundaki uluslararası ilkeler rehberlik etmektedir.Sağlam bir yasal dayanağı vardır, iyi tanımlanmış yasal prosedürleri takip eder ve herhangi bir belirli bölge, etnik grup veya dine hiçbir bağlantısı olmayacak şekilde yürütülür. “Etnik azınlıklara baskı” veya “Müslümanlara zulüm” diye bir şey söz konusu değildir.Açıkça bir dedikodu olan “yaklaşık bir milyon Uygur gözaltına alındı” iddiası, oldukça şüpheli iki “çalışmaya” dayanıyor.İlk “çalışma” ABD hükumeti destekli Çin İnsan Hakları Savunucuları Ağı (CHRD) tarafından sadece sekiz kişi ile mülakatla yapıldı. CHRD bu anlamsızca küçük örnekte iddia edilen tahmini oranı Xinjiang’ın tamamına uygulayarak, bir milyon insanın “yeniden eğitim tecrit kamplarında” ve iki milyonun da “gündüz/akşam yeniden eğitim oturumlarında” zorla tutuklu tutulduğu kaba tahminine varmıştır.İkinci “çalışma” aşırı sağ köktendinci Christian Adrian Zenz diğer adıyla Zheng Guoen tarafından yapılmıştır. ABD merkezli bağımsız bir haber sitesi olan The Grayzone’a göre Zenz, 1983 yılında ABD hükümeti tarafından kurulan aşırı sağ Komünizm Mağdurları Anma Vakfında kıdemli bir akademisyen ve Xinjiang’ın mesleki eğitim ve öğretim merkezlerini incelemek için kurulan ABD istihbarat topluluğunun beyni. Kendisinin “Tanrı’nın öncülüğünde” Çin’in aleyhine olan bu “görevde” olduğuna inanmaktadır.Eylül 2018’de Zenz, Orta Asya Araştırmaları dergisine yazdığı bir makalede “Xinjiang’da toplam yeniden-eğitim alan kişilerin sayısının bir milyonun biraz üzerinde olduğu” sonucuna vardı. The Grayzone’a göre Zenz; bu sonuca Türkiye’de faaliyet gösteren Uygurların sürgündeki medya kurumu olan Istiqlal TV’nin tek bir raporuna dayanarak vardı. Bir basın kurumu olmaktan uzak, Istiqlal TV aşırıcı hareketlere yataklık yaparak bölücülüğü kışkırtmaktadır. Istiqlal TV’de sıkça yer alan belli başlı karakterlerden birisi ise Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM)’nin lideri Abduqadir Yaqupjan’dır. Belki de bahsettiği referansın kendisi için bile çok saçma olması nedeniyle, Zenz tahmininde “kesinlik olmadığını” itiraf etmiştir. Fakat Zenz, Kasım 2019’da kendi tahminini tekrar gündeme taşımış, Çin’in bir milyon insanı hapseettiğini iddia etmiştir.

2. Yalan: Xinjiang’daki mesleki eğitim ve öğretim merkezleri Uygurlar ve diğer etnik azınlıklar üzerinde “siyasi telkin ve gözdağı” politikası uyguladı.

Gerçek: Xinjiang’daki mesleki eğitim ve öğretim merkezleri, dil yetersizliği, hukuk bilgisinin ve mesleki yeteneklerin olmaması ve bunların yanı sıra kursiyerler arasında değişik seviyelerdeki aşırı dincilik nedeniyle standart Çince konuşma ve yazma, hukuk bilgisi, profesyonel yetenekler ve deradikalizasyon üzerine kurslar vermiştir. Merkezlerin amacı dini aşırıcılıkla kökten mücadele olmakla beraber, hiçbir şekilde “siyasi telkin ve gözdağı” olmamıştır.Çok yönlü öğrenme sayesinde, kursiyerler kendilerini terörizm ve aşırıcılığın etkisinden kurtardılar. Yasaların belirgin bir şekilde anlaşılması, standart Çince konuşma ve yazma yeteneği, pratik becerilerin kazanılması ve istihdam edilebilirlikteki genel iyileşme ile kanıtlandığı gibi, genel kapasiteleri geliştirildi. Birçoğu, onlara istikrarlı bir gelir sağlayan işler bulmuş ve ailelerinin yaşam standartlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir.

3. Yalan: Mesleki eğitim ve öğretim merkezlerinin şartları iyi değildir ve bu merkezler tıbbi olanaklardan yoksundur. Kursiyerler zorla siyasi telkin ve işkenceye maruz kalıyorlar ve dini geleneklerini yerine getirmek ve yerel etnik dillerini kendi aralarında kullanma haklarından yoksun bırakılıyorlar.

Gerçek: Mesleki eğitim ve öğretim merkezleri, Çin Anayasası ve diğer yasalarda yer alan insan haklarına saygı ve koruma ilkesini sıkı bir şekilde uygulamaktadır. Kursiyerlerin temel hakları ve kişisel itibarları iyi korunmaktadır ve kursiyerlere herhangi bir şekilde hakaret veya istismar yasaktır. Merkezler kursiyerlerin kişisel özgürlüklerini tamamen garanti altına alır. Merkezler, kursiyerlerin düzenli olarak eve gidebilecekleri ve kişisel meseleler için izin alabilecekleri ve yazışma özgürlüğünü kullanabilecekleri yatılı okullar olarak yönetilmektedir.Merkezlerde kursiyerlerin dini inançlarına tamamen saygı gösterilmekte ve korunmaktadır. Dini bir inanca sahip olanlar, evde oldukları zamanlar hukuki dini eylemlerde bulunmama konusunda karar verebilirler.Merkezler tüm etnik grupların geleneklerine tam olarak saygı duyuyor, onları koruyor ve onlar için ücretsiz zengin besleyici helal gıda çeşitliliği sağlıyor.Merkezlerde kursiyerlerin kendi etnik dillerini yazılı ve sözlü olarak kullanma hakları tamamen koruma altındadır. Tüm düzenlemeler, müfredat ve kantin menüleri hem Çince hem de etnik dillerinde yazılmıştır.Merkezlerde iyi donanımlar tesisler mevcuttur. Yatakhaneler radyo, televizyon ve klima veya elektrikli vantilatörler ile donatılmıştır. Kursiyerlere ücretsiz sağlık danışma ve tedavi hizmeti sunmak için tıbbi birimler kurulmuştur. Ayrıca basketbol, voleybol, masa tenisi ve diğer spor alanları, okuma odaları, bilgisayar odaları ve sinemalar gibi kültürel mekanların yanı sıra performanslar için de konser salonları ve açık hava sahneleri gibi mekanlar bulunmaktadır. Kursiyerlerin öğrenme, yaşam ve eğlence ihtiyaçlarını olabildiğince karşılamak için değişik etnik gruplarca şarkı söyleme ve dans performansları, spor faaliyetleri ve diğer müfredat dışı aktiviteler düzenlenmektedir.Merkezlerde, kursiyerlerin hukuki sorunlarını ve sorularına vakitlice yardım edebilmek amacıyla hukuki danışma odaları yer almaktadır. Kursiyerlerin ruhsal sağlığını korumak ve psikolojik danışma hizmeti vermek amacıyla kurulmuş psikoterapi odaları da mevcuttur. Tüm kursiyerler yaşlılık, sağlık ve diğer sosyal sigortalar ve ücretsiz sağlık kontrolleri kapsamındadır.

4. Yalan: Xinjiang’daki kitlesel toplama kamplarındaki tutuklular arasında ABD ve Avustralya’nın daimi sakinleri de bulunuyor.

Gerçek:Xinjiang’daki mesleki eğitim ve öğretim merkezlerinde Çin vatandaşı olmayan hiçbir kursiyer yer almamıştır.

5. Yalan: Xinjiang’ın şiddet içeren terörist faaliyetlere karşı yürüttüğü özel operasyonlar, teröristlerle mücadele bahanesi altında etnik azınlıkları bastırmayı amaçlıyor.

Gerçek: Xinjiang terörizm ve aşırılıktan uzun ve derin acılar çekmiştir. İstatistikler, 1990’dan 2016’ya kadar etnik ayrılıkçıların, dinsel aşırılık yanlılarının ve şiddet uygulayan teröristlerin binlerce şiddet içeren terör olayı planlayıp gerçekleştirdiğini, bu olayların çok sayıda masum sivilin ve yüzlerce polis memurunun hayatını kaybetmesine ve büyük mal kayıplarına neden olduğunu gösteriyor. Bu olaylar, Xinjiang’daki çeşitli etnik grupların halklarında tarifsiz acılara neden olmuştur.Ağır ve karmaşık bir terörle mücadele durumu ve tüm etnik gruplardan insanların şiddet ve terör suçlarının bastırılması, can ve mal güvenliğinin korunması yönündeki acil talepleri karşısında Çin’in Xinjiang bölgesi bir dizi aktif önlem aldı. Birleşmiş Milletler Küresel Terörle Mücadele Stratejisine ve diğer terörle mücadele kararlarıyla uyumlu olarak Xinjiang, terörizmi belirli bir bölgeye, etnik gruba veya dine bağlamama ilkesini benimsedi ve insan haklarını ihlal eden, kamu güvenliğini tehlikeye atan, etnik birliği zayıflatan ve ülkeyi bölmeyi amaçlayan şiddet ve terör eylemlerini bastırmak için yasaya göre hareket etti. 2014 yılından bu yana toplam 1.588 aşırı ve terörist grup imha edildi, 12.995 şiddet olaylarına karışmış terörist tutuklandı ve 2.052 patlayıcı madde ele geçirildi. Bu tür operasyonlar, sık sık yaşanan terörist eylemlerin yükseliş eğilimini etkili bir şekilde frenledi ve insanların yaşam hakkı, sağlık hakkı, gelişme hakkı ve diğer temel haklarını azami ölçüde korudu. Bu önlemler Sincan’daki tüm etnik gruplardan insanlardan tam destek aldı.Yasaya dayanarak yapılan terörle mücadele, radikalleşmenin önlenmesi ve mesleki eğitim ve öğretim yoluyla, Xinjiang’da son üç yıldır tek bir terör olayı görülmedi. Aşırılıkçı sızma etkili bir şekilde önlendi, kamu güvenliği ciddi ölçüde geliştirildi ve insanların tatmin, mutluluk ve güvenlik duygusu önemli ölçüde arttırıldı.Ekim 2019’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 60’tan fazla ülke Çin’in Xinjiang politikasını destekledi. Bunlar arasında 30’dan fazla İslam ülkesi bulunmaktadır. Buna karşılık, Çin’in Xinjiang politikasını eleştiren az sayıdaki ülkenin hiçbiri İslam ülkesi değildir.Aralık 2018’den bu yana, 90’dan fazla ülkeden 1.000’den fazla kişi 70’den fazla grupla Xinjiang’ı ziyaret etti. Bunlar arasında BM yetkilileri, yabancı temsilciler, ilgili ülkelerin Cenevre temsilcileri, gazeteciler ve dini grup üyeleri yer almaktadır. Ziyaretlerinden sonra, bu kişiler Xinjiang’ın terörle mücadele ve radikalleşmenin önlenmesi çabalarının BM’nin terörizmle mücadele ve temel insan haklarını destekleme amaç ve ilkeleri ile uyumlu olduğunu ve bu çabaların başkaları tarafından tamamıyla onaylanmayı ve örnek alınmayı hak ettiği görüşünü ifade ettiler.

6. Yalan: Çin, terörle mücadele ve radikalleşmeyi önleme adına Xinjiang’daki Uygurların iletişim ve hareket özgürlüğünü kısıtlıyor.

Gerçek: Xinjiang Uygurların veya başka bir etnik grup halkının hareket özgürlüğünü hiçbir zaman kısıtlamamıştır. Xinjiang’da herhangi bir etnik gruptan, şüpheli suçlardan dolayı ülkeyi terk etmeleri yasak olanlar hariç, herkes serbestçe Çin’e giriş çıkış yapabilir. Xinjiang’da birkaç yüz bin kişi şu an yurtdışındadır.Xinjiang Uygurların veya diğer etnik gruplardan insanların yurtdışındaki akrabalarıyla iletişim kurmalarını hiçbir zaman kısıtlamamıştır. Onlar bunu sadece uluslararası telefon görüşmeleriyle değil, WeChat ve QQ gibi anlık mesajlaşma uygulamalarındaki sesli ve görüntülü sohbetlerle de yapabilirler. Çeşitli iletişim araçlarıyla başka ülkelerdeki insanlarla iş ve ticaret de yapabilirler.

7. Yalan: Xinjiang yerel etnik azınlıklar üzerinde geniş çaplı gözetim uyguluyor.

Gerçek: Toplumsal yönetişimin geliştirilmesinde modern teknolojiyi ve büyük verileri denetim altına almak uluslararası ortak bir uygulamadır. Örneğin, 2010 başlarına kadar İngiltere’de 4,2 milyon gözetim kamerası kuruldu, bu o zaman dünyadaki en yüksek sayıydı. Bugün ülkede her on kişi için bir tane olmak üzere yaklaşık altı milyon kamera bulunuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde, en önemli 20 havaalanında yolculara yüz tanıma uygulanıyor. New York polisi tarafından inşa edilen şehir gözetleme sisteminde, şehrin her mahallesini kapsayan, sokaktaki insanları ve caddedeki araçları gözetleyen ve insanların cep telefonlarındaki bilgileri izleyen ve görüntüleyen cihazlar bulunuyor. Xinjiang’ın bu konuda yaptıkları, bu iki ülkeye kıyasla ciddi ölçüde sönük kalıyor.Xinjing’daki kentsel ve kırsal halka açık yerlerdeki, ana yollardaki ve ulaşım merkezlerindeki kameralar, sosyal yönetişimin iyileştirilmesi ve suçların önlenmesi ve suçlarla mücadele edilmesi amacıyla yasaya uygun olarak kurulmuştur. Bu önlemler insanları daha güvenli hissettirmektedir ve tüm etnik gruplardan insanlar tarafından geniş çapta desteklenmektedir. Bu önlem, belirli bir etnik kökene yönelik değildir, kameraların belirli bir etnik köken tanımadığını veya hedeflemediği söylemeye gerek yok. Onlar kötü adamları caydırmak ve iyi insanları korumak için oradalar.

8. Yalan: Xinjiang’da etnik azınlıklara karşı toplu zorunlu çalıştırma gerçekleşiyor.

Gerçek: Bir ABD haber sitesi olan Grayzone’a göre, zorunlu çalışma hikayeleri aslında ABD ve Avustralya’dan Çin karşıtı güçler tarafından düzenlenen bir PR saldırısıydı.Hikayeler uzun zamandır ABD hükümeti ve Amerikan silah satıcıları tarafından finanse edilen Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI) tarafından hazırlandı. Enstitü, sponsorlarının çıkarlarına hizmet etmek için, özellikle Xinjiang’la ilgili konularda Çin’i kötülemek ve şeytani göstermek için bariz bir şekilde dezenformasyon yayıyor. ABD’deki Çin karşıtı güçlerle birlikte ASPI, Xinjiang’ın terörle ve radikalleşme ile mücadele çabalarını karalamak ve saldırmak için temelsiz ve önyargılı hikayeler uydurdu. Enstitünün hiçbir güvenilirliği yok. Avustralya’nın eski Çin Büyükelçisi Geoff Raby, ASPI’yi “Avustralya’daki Çin tehdit teorisinin mimarı” olarak görüyor. Eski Qantas Airways CEO’su John Menadue, enstitünün “dürüstlükten yoksun olduğunu ve Avustralya’ya utanç getirdiğini” söyledi.Xinjiang’daki etnik azınlık işçileri, ülkenin işgücünün bir parçasıdır. Onlar, yasaların öngördüğü şekilde, çalışma, iş sözleşmesi imzalama, işçilik ücretlerini alma, dinlenme ve tatil alma hakkı, iş güvenliği ve sağlığı haklarına ve sosyal sigorta ve refahtan yararlanma haklarına sahiptirler. Mesleklerini seçme özgürlüğüne sahipler. Kişisel özgürlükleri hiçbir zaman kısıtlanmamıştır.Sanayileşme ve kentleşme az gelişmiş olduğu için, güney Xinjiang ‘ın dört vilayetinde (Hotan, Aksu ve Kashi vilayetleri ve Kizilsu Kirgiz özerk vilayeti) sadece sınırlı iş fırsatları vardır. Xinjiang Özerk Bölgesi hükümeti, yerel halkın kendi memleketlerinde, yakındaki şehirlerde veya Xinjiang ‘ın diğer bölgelerinde ya da Xinjiang ‘la çift destek programları olan il ve şehirlerde iş bulmalarına yardımcı olmak için yerel halkın isteklerine dayalı önlemler almış ve böylece halkların azami ölçüde çalışma hakkını sağlamıştır. Xinjiang, 2018’den bu yana güney eyaletlerindeki yoksul ailelerden 151.000 fazla kırsal işçiye başka bir yerde iş bulma konusunda yardımcı olmuştur. Ortalama yıllık geliri 45.000 Yuan’ın üzerinde olan bu işçilerin hepsi yoksulluktan kurtarılmıştır.Çin yasal sistemini geliştirmektedir ve Eyalet Konseyi, insan ticareti ve zorla çalıştırma gibi suçların üstesinden gelmek için kurumlar arası bir mekanizma oluşturmuştur. Bu tür çabalar etkili olmuştur. Çin uluslararası yükümlülüklerini ciddiyetle yerine getirmektedir ve insan haklarıyla ilgili 26 uluslararası sözleşmeyi onaylamıştır. Çin tüm taraflarla alışverişi güçlendirmeye ve zorla çalıştırma ve diğer suçlarla birlikte mücadele etmeye devam edecektir.

9. Yalan: Xinjiang’da çok sayıda camiyi yıkıldı.

Gerçek: Xinjiang, İslam dininin sağlam gelişimini gördü. Xinjiang ‘daki camilerin sayısı, 1970’lerin sonlarında reform ve açılım başlangıcında yaklaşık 2.000’den bugün 24.400’e, ABD’dekinin 10 katından fazlasına ulaşmıştır. Xinjiang ‘da ortalama her 530 Müslüman için bir cami mevcuttur.Xinjiang camilerin korunmasını ve bakımını çok ciddiye almaktadır. Bazı sıkışık ve harap camiler, kötü yerleşim tasarımları ve dini faaliyetler için sakıncalı olanlar, yerel Müslüman toplulukların ihtiyaç ve istekleri ışığında yeniden inşa edilmiş, yer değiştirilmiş veya genişletilmiştir. Bu tür düzenlemeler dini liderler ve inananlar tarafından memnuniyetle karşılanmıştır.

10. Yalan: Etnik azınlıkların mezarlıkları Xinjiang’ın bazı bölgelerinde yıkıldı.

Gerçek: Yerel makamların yönetmelikleri uyarınca, hükümet, etnik azınlıkların geleneksel defin işlemlerini gözlemleyerek ölü yakma işlemini uygulanmasını desteklememektedir. Aksine, mezarlık alanı belirleyerek ve özel mezarlıklar inşa ederek geleneğin korunmasına yardımcı olacak somut önlemler almaktadır. Ayrıca, düğünlerde, cenaze törenlerinde ve isim verme törenlerinde izlenen diğer etnik geleneklerde herhangi bir kısıtlama yoktur.

11. Yalan: Xinjiang’da azınlık etnik gruplara yönelik yardımlaşma kampanyasının amacı azınlık grupları gözlemlemek.

Gerçek: 2016’dan itibaren, hükümet yetkilileri ve Xinjiang’daki farklı etnik kökenlerden insanlar arasında kapsamlı bir etnik birlik kampanyası düzenlendi. Yaklaşık 1,1 milyon memur, 1,6 milyon yerel halkla eşleşti ve birbirlerine aile üyeleri gibi davrandılar. Birbirlerine saygı duydular ve yardım ettiler ve yakın etkileşimler yoluyla derin bağlar kurdular. Yetkililer, yerel halkın yoksulluğu ortadan kaldırmanın ve sağlık hizmetlerine erişim, iş fırsatları ve eğitim gibi hayatlarındaki zorlukları çözmenin yollarını keşfetmelerine yardımcı olmak için uzmanlıklarından faydalandılar. Kampanya, halka sağladığı gerçek ve önemli faydalar sayesinde tüm etnik gruplardan insanlar tarafından iyi karşılandı.

12. Yalan: Xinjiang hükümeti Uygur çocuklarını zorla yatılı okullara gönderiyor ve ailelerinden zorla koparıyor.

Gerçek: Yatılı okul uygulaması, Çin’in sınır bölgelerindeki eğitim düzeyini yükseltmek ve yerel öğrencilerin ve ailelerinin yükünü hafifletmek için uygulanan etkili bir araçtır. Xinjiang Bölgesi’nde tüm etnik kökenden öğrenciler evlerine en yakın mesafedeki okullara gidiyorlar. Evi okula yakın olan öğrenciler her gün okuldan eve dönüyor. Evi okuldan uzak olan öğrencilere ise okulda ücretsiz yurt sağlanıyor, kırsal bölgelerdeki öğrenciler ayrıca ücretsiz iaşe sağlanıyor. Okulda yatılı kalıp kalmama kararını öğrenci ve ailesi veriyor.

13. Yanlış: Çin Hükümeti, Xinjiang’daki Uygur ve diğer azınlık etnik gruplara zorla kürtaj ve doğum kontrolü yaptırıyor.

Gerçek: Çin hükümeti öteden beri azınlık etnik grupların yasal haklarını korumaya önem atfediyor. Uzun zamandır Uygurlar da dahil olmak üzere bütün azınlık etnik gruplarımız için imtiyazlı bir nüfus politikası uygulanıyor. 1978 yılından 2018 yılına kadar, Xinjiang’daki Uygur nüfusu, 5,55 milyondan 11,68 milyona ulaştı, bölge nüfusunun %46,8’sini kapsıyor, 40 yıl önceki nüfusun 2,1 katına çıktı.ABD’ye baktığımızda, oradaki ırksal ve etnik azınlıklar büyük zorbalığa maruz kalıyor; siyaset, ekonomi, kültür ve sosyal hayat gibi çeşitli alanlarda uzun vadeli, geniş ve sistematik ayrımcılığa maruz bırakılıyorlar. ABD’deki yerli Amerikalıları alalım mesela. ABD’deki yerli halk, uzun zamandır ABD hükümetinin soykırım, tecrit ve asimilasyonuna uğruyor. ABD’nin kuruluşundan bu yana geçen 100 yılda, Batıya Geçiş Hareketi süresince, Amerikan Yerlileri ciddi oranda katledildi. 20. yüzyılın başında, ABD’deki yerli nüfus 1492 yılındaki 5 milyondan 250 bine kadar düştü. Şu an, Yerli Amerikan nüfusu, ABD’nin toplam nüfusunda sadece %2’lik paya sahip. Başka bir örnek Afro-Amerikalılar. COVID-19 salgını meydana geldikten sonra, ABD’deki Afro-Amerikalıların hastalığa yakalanma oranı beyaz insanların yakalanma oranının 5 katı, ölüm oranının da beyazlardan çok daha yüksek olması, ABD’deki farklı etnik gruplar arası eşitsizliği gözler önüne seriyor. Son dönemde, Afro-Amerikan George Floyd’un öldürülmesi ve bunun ardından düzenlenen büyük çaplı protesto gösterileri, bir kez daha ABD’deki sistematik etnik ayrımcılığın, azınlıkları “nefes almada” zorladığını gösteriyor.

14. Yalan: Çin Hükümeti acımasız bir şeklide “Müslümanlara” baskı uygulaması II. Dünya Savaşı’ndan beri hiç görülmemiş bir insan hakları ihlalidir.

Gerçek: Çin’in 5 etnik azınlık özerk bölgesinden biri olan Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde, çeşitli etnik gruplardan 25 milyon halk huzur içinde bir arada yaşıyor. Uygur ve Hui dahil 10 etnik azınlık grubunun çoğu İslam’a inanıyor, Müslüman nüfusu giderek artıyor ve Müslüman nüfusun şu an bölge nüfusundaki payı %60’a yakın.Çin’de öteden beri etnik azınlık grubuna bölgesel özerklik politikasını uyguluyor. Söz konusu politikanın çerçevesinde tüm etnik gruplar eşit, hep birlikte refaha doğru ilerler, özerk bölgelerde yerel hükümet yasaya göre özerklik haklarını ve etnik azınlıkların yasal haklarını koruyor. Xinjiang’ın tüm Bölge Halk Kongre Başkanı, Özerk Bölge Başkanı ve Özerk Bölgesi Siyasi Danışma Kongre Başkanı görevleri azınlık grubundan yetkililerce üstleniyor. Özerk Bölgenin 13. Dönem Halk Kongre delegelerinin %64.2’si ve 13. Dönem Siyasi Danışma Kongre delegelerinin %46.7’si azınlık grubundan oluşuyor.Xinjiang’da kapsamlı bir şekilde inanç özgürlüğü politikası yürütülüyor, çeşitli etnik grupların inanç özgürlükleri yasaya göre korunuyor. İnananlar ve inanmayanların siyasi, ekonomik, sosyal vb. haklarının aynı olması sağlanıyor.25 Mayıs tarihinde, Amerikan’ın Minnesota eyaletinde Afrika kökenli George Floyd’un beyaz bir polisin şiddeti üzerine öldürülmesi ABD genelinde büyük çaplı protestolara yol açtı. Bu da ABD halkının uzun zamandır var olan sistematik ırkçılığa yönelik memnuniyetsizliklerini ve öfkelerini tekrar ortaya çıkardı. BM İnsan Hakları Konseyi da acil toplantı yaparak olayın şiddetle kınamasına dair bir karar aldı. Aynı zamanda konsey ABD tarafının somut koruyucu tedbirleri alarak Afrika kökenlilerin insan haklarının ve temel özgürlüklerinin korunması için çağrıda bulundu.

15. Yalan: Çin Hükümeti Covid-19 aracılığıyla Müslümanları imha etmeye çalışıyor.

Gerçek: Tüm Xinjiang halkının ortak çabalarıyla Xinjiang’daki salgın yayılması etkili bir şekilde önlendi. 29 Haziran tarihine kadar, toplam süreçteki vaka sayısı 76, taburcu olan sayısı 73, ölüm sayısı 3 oldu. Ayrıca 130 günden fazla süredir yeni vaka görülmedi. Xinjiang, ülke genelinde kapsamlı bir şekilde normal üretim ve yaşam şekline geri dönen eyalet olarak, bölgedeki ekonomik ve sosyal gelişmeler normal rayına oturdu.9 Aralık 2019 tarihinde, Xinjiang Özerk Bölgesi Başkanı Şöhret Zakir Mesleki Eğitim Merkezleri’ndeki tüm öğrencilerin mezun olduklarını açıklamıştı. Merkezlerde toplu enfeksiyon riski yoktur.

16. Yalan: “Kayıp kişiler” hakkında bazı medya veya sosyal medya platformlarında, yurtdışındaki Uygurlar’ın Xinjiang’daki “temaslarını kaybettikleri” veya “kaybolmuş” aileleri ve “arkadaşları” hakkında söylentiler var.

Gerçek: Uygurlar dahil olmak üzere tüm etnik grupların seyahat özgürlüğü ve yurtdışındaki akrabaları arasındaki iletişimi hiçbir zaman kısıtlanmadı.İlgili birimler tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, yurtdışındaki “Doğu Türkistan” unsurları tarafından ileri sürülen sözde “iletişim kesilmiş” şahısların bir kısmının toplumda normal bir şekilde yaşamlarını sürdürdükleri, geri kalanlarının ise uydurma oldukları ortaya çıktı.ABC Haber (Avusturalya), Avustralya’da yaşayan Çin vatandaşı Aizimati Wumaier’in Xinjiang’daki babası, üvey annesi, üç erkek kardeşi, iki kız kardeşi ve 20’den fazla yeğeni ile “iletişim kesilmiş” olduğunu iddia etti. Ancak araştırma akabinde, onun tüm akrabalarının Çin’de normal şekilde yaşamına devam ettiği ve kişisel özgürlüklerinin hiç kısıtlanmadığı tespit edildi.2020 Şubat ayında BM İnsan Hakları Konseyi’nin oturumunda, “Dünya Uygur Kurultayı” Cenevre Palais des Nations’in önünde Kırık Sandalye Meydanı’nda sözde “Çin hükümeti tarafından zulüm uygulanan Uygurlar” hakkında bir dizi fotoğraf sergiledi. Ama bu fotoğrafların asılsız olduğu, sadece toplumda normal hayatlarını sürdüren Uygur memurların ve sıradan halkın fotoğrafları olduğu ve onların kişisel bilgilerinin ayrılıkçı gruplar tarafından çalınıp ve söylenti yaymak için kullanıldığı ortaya çıktı.

17. Yalan: Çin, yurtdışındaki Uygurları yargısız gözaltına alındıkları Çin’e dönmeye zorlamak için pasaport yenilemeyi bir silah olarak kullanıyor.

Gerçek: Çin bir hukuk devletidir. Vatandaşların kişisel özgürlük ve ülkeye giriş-çıkış hakları yasalara göre korunur. Yurtdışındaki Çin büyükelçilikleri ve konsoloslukları, Çin Halk Cumhuriyeti Hudut Çıkış ve Giriş İdare Kanunu ve Çin Halk Cumhuriyeti Pasaport Kanunu gibi kanunların ilgili hükümlerine istinaden Xinjiang’daki azınlıklar dahil olmak üzere yurtdışındaki Çinlilerin meşru haklarını ve menfaatlerini korur. Çin vatandaşı olan ve kendini Çin vatandaşı olarak tanımlayan ve Çin’in yasal düzenlemelerini ihlal etmeyen herkes ikamet ettikleri yerdeki Çin büyükelçiliğine veya konsolosluğuna yeniden pasaport almak için başvurabilir.Xinjiang öteden beri gerçeklere ve yasalara dayanarak şiddet ve terör suçlarına ve radikal dini faaliyetlere ciddi bir şekilde darbe indiriyor, hudut giriş ve çıkış işlerini ilgili kanunlara göre yönetiyor. Yurtdışındaki Çin büyükelçiliklerine ve konsolosluklarına yeniden pasaport almak için başvuran Xinjiang uyruklu şahısların çoğunun başvuruları kabul edilip onaylanmıştır. Çok az kişi ise Çin’in yasal düzenlemelerini ihlal ettiği ve terörist faaliyetlere katıldığından şüphelenildiği için yeni pasaport alamamıştır.

18. Yalan: “Karakaş Listesi: Çin’in Xinjiang’daki Gözaltı Hareketinin Analizi” konulu Araştırma Raporu.

Gerçek: Sözde rapor, ABD istihbarat ajansı tarafından kurulan “Xinjiang Eğitim ve Öğretim Merkezi Araştırma Grubu”nun kilit ismi Andrian Zenz ile Çin’in yurtiçi ve yurtdışı “Doğu Türkistan” güçlerinin birlikte hazırladığı sahte bir “yurtdışına giden ve Karakaş’a dönmeyenlerin yeniden eğitime gönderilen akrabalarının listesine” dayanarak yayınlandı.Listedeki 311 kişinin çoğunluğu Karakaş İlçesi Bostan Mahallesi sakinleridir. Onlar toplumda normal olarak çalışıyor ve yaşıyorlar, hiçbir zaman mesleki eğitime katılmadılar. Sadece birkaç kişi radikal dini düşüncelerden etkilenerek hafif suçlar işlemiş ve yasalara göre mesleki eğitime alınmışlardır. Bu 311 kişiden sadece 19’unun yurtdışında akrabaları vardır, ancak bu 19 kişinin hiçbiri mesleki eğitime katılmamıştır.

19. Yalan: Rebiya Kadeer’in 30 akrabası yargılanmadan tutuklandı.

Gerçek: Rebiya Kadeer’in ailesinden hiç kimse kendisinden etkilenmedi, Xinjiang’da özgürce yaşıyorlar ve Rebiya’yı yalan yaymayı bırakmaya ve onların huzurlu yaşamlarını bozmaya son vermeye çağırıyorlar.

20. Yalan: Puerhaiti Jiaodaiti, Elapati Aierken ve Zaomure Dawuti’nin gibi “aktivistlerin” ailelerinin rahatsız edildiği, hapsedildiği veya keyfi olarak gözaltına alındığı söyleniyor.

Gerçek: Puerhaiti Jiaodaiti ve Elapati Aierken, kötü şöhretli bölücü terör örgütü “Dünya Uygur Kurultayı” üyeleridir. Anavatanlarını bölerek ve yalanlar uydurarak yaşıyorlar. Bu kişilerin akrabaları Xinjiang’da normal olarak çalışıp yaşıyor ve onlardan utanç duyuyor. Puerhaiti Jiaodaiti’nin annesi Xinjiang’daki evinde normal hayatını sürdürüyor ve sık sık Puerhaiti Jiaodaiti ile temasa geçiyor. Aierken’in babası, terörist eylemlere katıldığından dolayı kanunlarca mahkum edildi. Annesi, erkek kardeşi ve kız kardeşi normal bir şekilde çalışıyor ve hiçbir zaman gözaltına alınmadılar. Ayrıca, Aierken’in annesi defalarca: “Baban topluma zarar veren bir sürü şey yaptı ve kanun tarafından cezalandırıldı, çok pişman oldu. Artık yalan söylemekten vazgeç ve en kısa sürede Dünya Uygur Kurultayı’ndan çekil.” diyerek onu uyardı.Sözde Dawuti’nin yaşlı babasının Xinjiang yetkilileri tarafından birkaç kez gözaltına alındığı ve çok geçmeden vefat ettiği ve ölüm nedeninin bilinmediği söyleniyor. Gerçek ise şudur: Dawuti’nin babası evinde ailesiyle normal bir şekilde yaşıyordu, hiçbir zaman soruşturulmamış ve gözaltına alınmamıştı. Uzun yıllar ciddi bir kalp hastalığından mustarip olmuş ve 2019 yılının ekim ayında hastanede vefat etmiştir. Hastanedeyken, Dawuti’nin kardeşi ve diğer akrabaları Dawuti’nin babası ile sürekli ilgilenmişlerdir.

21. Yalan: Mutalif Nurmemet, mesleki eğitim merkezinden çıktıktan 9 gün sonra öldü. Uygur yazar Nurmemet Tohti kampta öldü. Sayragül Savutbay, Çin’den kaçmadan önce bir kampta işkence gördü. Uygur müzisyeni ve şairi Abdurehim Heyit sekiz yıllık hapse mahkum edildi ve cezasının ikinci yılında öldü.

Gerçek: Mutalif Nurmemet hiç mesleki eğitim merkezine girmedi. Aralık 2018’de çok fazla alkol kullanmasının neden olduğu akut alkolizm, alkolik ensefalopati, solunum yetmezliği ve akut üst gastrointestinal kanamadan öldü.Nurmemet Tohti hiç mesleki eğitim merkezine girmedi. 20 yıldan uzun süredir koroner kalp hastalığına sahipti, uzun zamandır hastanede tedavi görüyor ve evinde dinleniyordu. 31 Mayıs 2019 akşamı evinde aniden kalp krizi geçirmiş, hastaneye kaldırılmış ama kurtarılamamıştır.Sayragül Savutbay dolandırıcılık zanlısıdır. Adli cezadan kaçınmak için yasadışı olarak Kazakistan’a kaçmıştır. Çin’de kaldığı sürece hiç mesleki eğitim merkezine girmemiştir ve yasadışı yurtdışına çıkışından önce gözaltına alınmamıştır. Birilerinin işkence gördüğüne tanık olduğu iddiası tamamen yalandır.Abdurehim Heyit, ulusal güvenliği tehlikeye sokmak suçundan yasa çerçevesinde tutuklandı. Şu anda sağlığı iyi durumdadır. 10 Şubat 2019’da Heyit bir videoda “yasa ihlalinden dolayı ilgili soruşturma altındayım. Sağlığım çok iyi ve hiçbir kötü muamele görmedim” diye açıklama yapmıştır.

22. Yalan: “Başıma Gelenler” adlı çizgi roman, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde mesleki eğitim merkezinden kaçan Uygur kadını Mihrigül Tursun’un deneyimlerini anlatıyor. Gözaltına alındığı süre içinde 9 kadının ölümüne tanık olduğunu ve eğitim merkezinde tutulan küçük erkek kardeşinin işkenceden öldüğünü iddia ediyor.

Gerçek: Mihrigül Tursun, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi, Bayingol Moğol Özerk İli’nin Qiemo İlçesinde yaşayan bir Uygur’du. Nisan 2017’de etnik nefret ve etnik ayrımcılığı kışkırtmaktan Qiemo İlçe Kamu Güvenliği Müdürlüğü tarafından 20 gün gözaltında tutuldu. 2018’de Çin vatandaşlığından gönüllü olarak çıkarak Mısır pasaportuyla Çin’i terk etti. Çin’de kaldığı süre boyunca hiç cezaevinde tutulmadı ve hiçbir mesleki eğitim merkezinde eğitim görmedi.Küçük erkek kardeşi Aikebaier Tursun, “Ablam Mihrigül Tursun sık sık saçma sapan konuşuyordu, sadece öldüğümü değil, aynı zamanda başkalarının öldüğüne tanık olduğu yalanını da uydurdu” diye açıkça ifade etti.