COVID-19 salgınından bu yana sabah rutinime özel bir iletişim şekli ekledim. Her sabah konumum ve sağlık durumum hakkında –Beijng, sağlıklı- iki kelimeyi Çin’in sosyal medya uygulaması olan WeChat’e arkadaşlarımla bulunduğum online gruba yazıyorum.

Salgından bu yana, Çin’in dört bir yanındaki kentsel ve kırsal mahallelerde yaklaşık 4 milyon sosyal hizmet çalışanı her gün veri topluyor. Her 24 saatte bir güncellenen raporlar, 1.4 milyar insanın COVID-19 kontrolü için gerçek zamanlı ve değerli bilgiler elde etmesini sağlıyor.

Son derece bulaşıcı yeni koronavirüsün yayılmasını engellemek için Çin hükümeti kapsamlı karantina önlemleri, titiz sağlık kontrolleri ve benzeri görülmemiş veri raporlama çalışmalarını birlikte sunuyor. Büyük veri ve yapay zekâ gibi dijital aletler salgının gidişatını değiştirmede anahtar role sahip oldular.

Bir çalışan ziyaretçinin sağlık durumunu gösterebilmesi için QR kodunu taramasına yardımcı oluyor – Pekin Çin Ulusal Kütüphanesi 12 Mayıs 2020. Çin Milli Kütüphanesi’nin güney bölümü Salı günü halka açıldı. Kütüphaneden yapılan açıklamaya göre, ziyaretçilerin sosyal medya uygulaması Wechat veya telefon görüşmeleri yoluyla rezervasyon yapmaları gerekiyor.

Ulusal ve yerel yetkililer, Çin’in online ticaret sitesi Alibaba, teknoloji şirketi Tencent ve arama motoru Baidu gibi büyük teknoloji şirketleriyle, hastalığın izlenmesi, hastalıkla ilgili teşhisler ve tahminler yapılması, güvenlik kontrollerinin, sağlık hizmetlerinin, işe yeniden başlamanın ve hatta panikten kaçınmanın sağlanması için çeşitli yenilik ve geliştirmeler yapmak için yakın temas içinde çalışıyor.

Cep telefonu verileri, kullanıcıların günlük konumlarını ve sağlık durumlarını izlemek için kullanılıyor. Sosyal hizmet çalışanlarının iş verimliliğini artırmak için yenilikçi uygulamaları ve mini programları var. Uygulamalar ve çevrimiçi programlar sayesinde insanlara maskeleri ve yiyecekleri nereden teslim alabilecekleri ve kaç kişinin seyahatlerinden eve döndükleri veya nereden geldikleri bildiriliyor. Uygulamalar aynı zamanda yeni geri dönenlerin onaylanmış veya şüphelenilen COVID-19 hastalarıyla aynı uçuşta ya da trende seyahat edip etmediklerini söylüyor.

Geri geldikten sonra, geri dönenlerin önce mahalle merkezlerine kaydolmaları ve kâğıt veya elektronik geçiş almaları gerekiyor. Sadece akıllı telefonlarından bir QR kodu tarayarak, son 14 gün boyunca nerede olduklarını gösteren bilgileri sunabilirler. Bu veriler, bilgilerin karantina gereksinimlerini karşılayıp karşılamadıklarını kontrol etmek için bir veri tabanına kaydedilir.

Bazı Çinli yüksek teknoloji şirketleri ise halka ücretsiz yapay zekâ (AI) ve büyük veri analiz hizmetleri sunmaktadır.

Alibaba’nın küresel araştırma programı DAMO (Keşif, Macera, Momentum ve Görünüm) Akademisi, COVID-19 örnek genom analizi süresini birkaç saatten sadece yarım saate düşürmek için yapay zekâ (AI) gen dizilim algoritması kullandı. Bu teknik, teşhis verimliliğini büyük ölçüde geliştirmiştir. Buna ek olarak, DAMO’nun yapay zekâ destekli tıbbi görüntüleme çalışmaları, ölümcül virüse yanıt olarak 10 gün içinde inşa edilen geçici hastane Wuhan Huoshenshan dâhil 168 Çin hastanesinde kullanıldı. DAMO, viral mücadelede küresel tıbbi kurumlara ücretsiz erişim sağlamıştır.

Çinli bir yapay zekâ (AI) şirketi olan Baidu ve MEGVII, toplu taşıma mekânlarında dakikada 200’den fazla insanı taramak için kızılötesi ve yüz tanıma teknolojisini kullanan yapay zekâ (AI) destekli bir ateş algılama sistemi geliştirdi. Eğer sistem 37.3 C veya daha yüksek ateşe sahip bir yolcu belirirse, uyarı veriyor.

Devlet Konseyi, Ulusal Sağlık Komisyonu ve Çin Elektronik Teknoloji Grubu Şirketleri tarafından ortaklaşa geliştirilen ‘Yakın Temas Dedektörü (Close Contact Detector)’ adlı bir uygulama, insanların enfekte biriyle yakın temas halinde olup olmadığını kontrol etmelerini sağlıyor.

Çin, hem kamu hem de özel sektörden toplanan verileri entegre ederek otomatik olarak doğru veri raporları oluşturmak için blockchain teknolojisini kullanmıştır. Bu yüksek teknoloji çapraz enfeksiyonların ve ölümlerin azalmasına yardımcı olmuştur. Ayrıca, halkın maruz kalabilecekleri enfeksiyon risklerini zamanında öğrenmesini sağlayıp, uygun önlemleri almalarını sağlıyor.

Dahası yetkililerin bilimsel kararlar almasını, böylece kaynak tahsisini optimize etmesini ve acil durum politikalarının takip etkilerini hızlı bir şekilde değerlendirmesini sağlıyor.

Yaşama saygının samimi bir şekilde gösterilmesi, tüm Çinli insanları bir araya getiriyor ve kolektivizm ruhuyla veri raporlamayı onaylamalarını güçlendiriyor.

Kısa vadeli kısıtlı hareketlilik olmasına rağmen Çin halkı yüksek teknoloji kullanarak virüsün yaygın şekilde yayılmasına karşı sağlam bir ‘Çin seddi’ inşa etti. 2020 yazının gelişiyle, Çin öncelikle COVID-19’un yayılmasını kontrol etti. Yalnızca ortak bir vizyon ve kolektif eylem, insanlığı bu küresel felaketten kurtarabilir.

Yi Song – Global Times

Çeviri: Çağlar İnan

(Yazar, Pekin Yabancı Diller Üniversitesi’nde doçentlik görevi yürütmektedir.)